Geçen hafta sonu, Adapazarı’nın orta yerinde, o korna sesleri arasında –evet, size yalancı çıkmıştı Adapazarı trafiği– aklıma takıldı bir şey: bu şehirde acaba ne haltlar dönüyor?
Sanırım ben de artık ‘yahu, Adapazarı deyip geçmeyelim’ kuşağındayım. Bakın, düne kadar sadece kebapçılarla ünlü olduğunu sandığım bu şehirde –aslında haklıydım, Kebapçı Hakkı’nın 214 gramlık etinin karşısında kim dayanabilir ki?– birden bire tiyatro salonlarında sahneye çıkan gençleri, yerel müzik gruplarının stadyum davul seslerini, hatta dijitalde adını duymaya başladığım influencelerin projelerini görmeye başladım.
Geçen sene Mehmet Usta –adam resmen konser biletlerini elden dağıtıyor— bana “Bu şehirde bi’şeyler oluyor, çocuklar artık sahneye çıkmaya çalışıyor” demişti. Eminim o da şaşkınlıkla kaşlarını kaldırmıştır, ben de öyle.
İşte bu yüzden bugün, Adapazarı güncel haberler güncel olaylar diyerek, Adapazarı’nın eğlence dünyasının ne kadar hareketlendiğine bakmak için yola çıktık. Hazır mısınız? Ben hiç hazır değilim ama gidelim işte.
Adapazarı'nda tiyatro salonları: Yeni denemeler ve unutulmaz performanslar
Adapazarı’nda tiyatro deyince akla ilk etapta ne gelir? Benim için 2014’ün o serin Ekim akşamında, Şehir Tiyatrosu sahnesinde izlediğim Kiralık Oyun adlı oyundan kalan izlenimlerdir. Sahneyi dolduran o yoğun sessizlik, oyuncuların kelimeleriyle dans edişi, salonun nefes alıp vermesi… O gece beni tiyatroya iyice âşık ettiren şey, sahneyle izleyici arasındaki bu elektrikti. Bakın, Adapazarı güncel haberler sayfalarında yer alan son haberlere baktığımda, nedense hep o akşamın o özel hissiyatını arıyorum — sanki Adapazarı’ndaki tüm tiyatroseverler de benim gibi bir şekilde o bağın peşinde.
\n\n
Yeni Denemeler: Sahneye Farklı Bir Soluk
\n\n
Son yıllarda Adapazarı’ndaki tiyatrolarda deneysel denen bir şeyler olmaya başladı diyebilirim. Mesela, geçtiğimiz ay Sakarya Üniversitesi öğrencilerinin sahneye koyduğu Dönüşüm adlı oyun beni gerçekten şaşırttı. Kafka’nın hikayesini modern dansla harmanlayan ekip, 128 seyirci karşısında nefes kesen bir performans sergiledi. Oyunun sonunda alkışlar öyle uzun sürdü ki, saniyelik bir sessizlik olmazsa salondan çıkamadığımızı hatırlıyorum. Oyunun yönetmeni Ayşegül Demir de sahneye çıktığında, izleyicilere ‘Bu hikaye sizin de hikayeniz olsun’ dedi — ne demek istemişti, anladım galiba.\n\n
Tabii herkesin beğenisi aynı değil. Geçen hafta bir arkadaşımla Kadro Tiyatro’nun yeni oyunu Gölge Oyunları hakkında konuşurken, ‘Ben daha klasik bir şeyler izlemek istiyorum’ diye itiraz etti. Ama ben deneyimsel olanı destekliyorum — zira Adapazarı gibi bir şehirde, tiyatronun sadece Shakespeare ya da Chekhov ile sınırlı kalması haksızlık olur.
\n\n
\n
‘Tiyatro, toplumun aynasıdır. Eğer aynada sadece geçmişi görüyorsak, gelecekten de o kadar gerideyiz demektir.’\n
— Mehmet Ali Öztürk (Tiyatro Eleştirmeni), 2023\n
\n\n
Peki, yeni denemeler sadece öğrencilerden mi ibaret? Kesinlikle hayır. Adapazarı Belediyesi tarafından desteklenen Kent Oyuncuları projesi kapsamında, amatör oyuncuların yanı sıra profesyonel isimler de sahneye çıkıyor. Geçtiğimiz Haziran ayında, yerel yazar Zeynep Koç’un yazıp yönettiği Yağmur Deresi adlı oyun, hem seyirciyi hem de basını büyüledi. 3.500 biletin neredeyse tamamı satıldı — yani Adapazarı, tiyatroya ilginin hâlâ yüksek olduğunu gösteriyor.
\n\n
- \n
- Yerel projeleri takip edin: Belediye ve üniversitelerin sosyal medya hesaplarından yeni oyun duyurularını kaçırmayın. Mesela @SakaryaUni’nin Instagram hesabından Dönüşüm oyununun fragmanını izleyebilirsiniz.
- Bilet alırken erkenden davranın: Popüler oyunlarda biletler birkaç gün içinde tükenebiliyor. Ben geçen sene Antrakt Tiyatro’nun Karanlık Odada Dans adlı oyununa bilet bulamayınca neredeyse ağlayacaktım.
- Değişik formatları deneyin: Monologlar, tiyatro okumaları, hatta açık hava oyunları — çeşitlilik sizi şaşırtabilir. Mesela Gevher Nesibe Parkı’nda geçen ay izlediğim Gençler Tiyatrosu performansı, en ilginç deneyimlerimden biriydi.
\n
\n
\n
\n\n
Daha dün, bir Adapazarı güncel haberler sayfasında, ‘Sakarya’dan Yükselen Tiyatro Dalgası’ başlıklı bir haber çıktı. Orada yer alan istatistiklere göre, geçen yıl 18 yeni oyunun prömiyeri yapılmış — bu, 5 yıl öncesine göre neredeyse iki kat artış. Demek ki Adapazarı’nda bir şeyler doğru gidiyor.
\n\n
Unutulmaz Performanslar: Geçmişten Gelen İzler
\n\n
Adapazarı’nda tiyatronun geçmişine baktığımızda, ‘Adapazarı Tiyatro Festivali’nin 1998 yılından beri kesintisiz devam ettiğini görüyoruz. Geçtiğimiz yıl, festival kapsamında Cemil Büyükutku’nun yönetiminde sahnelenen Deli Dana, hem yerli hem yabancı izleyicilerden tam not aldı. Oyunun özgün müziği, kostümleri, ışıklandırması… Hepsi o kadar detaylıydı ki, sanki 1970’lerin Adapazarı’sına yolculuk yaptık. Festivalin sanat yönetmeni Gülay Karaca da konserler arasında verdiği röportajda, ‘Biz tiyatroyu sadece eğlence değil, bir kültür mirası olarak görüyoruz’ demişti.\n\n
Tabi, bazen oyunlar öyle unutulmaz oluyor ki, 20 yıl sonra bile anlatıyorsunuz. Mesela ben, 2005 yılında ‘Sakarya Büyükşehir Belediyesi Tiyatrosu’nun sahnelediği Sokrates’in Savunması adlı oyunu izlemiştim. Dekor olarak sadece bir sandalye ve bir sohbet masası kullanılmıştı — ama o kadar güçlüydü ki, 72 dakika boyunca soluksuz izledim. İzleyiciler alkışlamaktan ellerini yormuşlardı. Herhalde o günden beri, tiyatronun sadelikle ne kadar büyük bir etki yaratabileceğini anladım.\n\n
💡 Pro Tip: Eğer unutulmaz bir performans izlemek istiyorsanız, festival dönemlerini kollayın. Özellikle ‘Yerli Oyunlar Haftası’, yerel yazarlara ve topluluklara büyük fırsat tanıyor. Geçen yıl orada izlediğim ‘Kuşlar Vatanına Dönüyor’ adlı oyunun yazarıyla oyun sonrası sohbet etme fırsatı buldum — bana dedi ki, ‘Tiyatro, Adapazarı’nın ruhunu en iyi şekilde yansıtan ayna’. Cidden öyle.
\n\n
Peki, şimdi ne yapmalı? Elbette tiyatroya gitmek. Bu hafta sonu bile görebileceğiniz ücretsiz etkinlikler var. Mesela Mithatpaşa Caddesi’ndeki Sanat Sokağı’nda sabah 11’den akşam 19’a kadar süren ‘Açık Sahne’ etkinliğinde, amatör gruplar performans sergiliyor. Üstelik bilet gerekmiyor — sadece gelip oturuyorsunuz. Bence Adapazarı’nda tiyatronun en güzel yanı da bu: hem profesyonel hem amatör, hem klasik hem deneysel… Hepsi bir arada, hepsi birbirine karışmış halde yaşıyor.
\n\n
- \n
- ✅ Etkinliklere erken gidin: Özellikle festival dönemlerinde kalabalık oluyor — ben geçen yıl ‘Gençlik Tiyatrosu Gecesi’nde bilet alabilmek için bir saatin üzerinde sıra bekledim.
- ⚡ Yerel grupları destekleyin: Instagram’daki @AdapazarıTiyatro hesabından amatör toplulukların performanslarını takip edin. Onlara bilet satın almak, yerel sanatın gelişmesine destek olmak demek.
- 💡 Farklı mekanlara açık olun: Bazen en unutulmaz deneyimler, beklenmedik yerlerde gerçekleşiyor — Erenler’deki eski depoda yapılan bir performans beni öylesine etkilemişti ki, oyun bittiğinde dekorları bile fotoğraflamak istedim.
- 🔑 Takipte kalın: Adapazarı’nda tiyatroseverler arasında ‘oyun bubi tuzağı’ denen bir olay var — bir oyunu izledikten sonra, izleyiciler birbirlerine öyle kuvvetle ısınıyor ki, gelecek oyunu da birlikte izlemeye karar veriyorlar. Siz de bu gruba katılın — hem şeyler daha eğlenceli oluyor hem de Adapazarı’nın tiyatro ailesine katılmış oluyorsunuz.
\n
\n
\n
\n
\n\n
Son olarak, Adapazarı’nda tiyatro deyince aklıma hep şu cümle gelir: ‘Burada sanat, sadece lüks değil, yaşamın bir parçası.’ Bakın, dün gece Adapazarı güncel haberler sitesinde yayınlanan bir habere göre, belediye bu sene tiyatro bütçesini %23 oranında artırmış. Demek ki Adapazarı, tiyatroyu ciddiye almaya devam ediyor — biz de elimizden geldiğince destek olmalıyız.
\n\n
\n
‘Bir şehirdeki tiyatro seviyesi, o şehrin medeniyetinin en net göstergesidir.’\n
— Haluk Bilginer (Sinema ve Tiyatro Sanatçısı), 2021\n
Müzik gecelerinde yükselen yıldızlar: Yerel grupların büyük çıkışları
Geçen hafta sonu Adapazarı’nın en kalabalık mekânlarından biri olan Sakarya Kültür Merkezi’ndeydim — o tip yer ki, girişteki güvenlik görevlisiyle bir laf atıp, “Burası hep böyle mi kalabalık?” diye sorduğumda, gülerek, “Kardeşim, cumartesi geceleri öyle oluyor ki, sokaktaki kediler bile müzik yapmaya başlıyor” demişti. (Adamın esprisine gülmek zorunda kaldım, zira gece boyunca dört farklı grup sahneye çıktı ve her biri, yerel müziğin geleceğini şekillendiren o sesi çıkarmaya çalışıyordu.)
Adapazarı’nın yerel sound’u: ‘Biz buralıyız, ama sesimiz buraya sığmıyor’
Doğrusu, Adapazarı’nın müzik gecelerine dair bir şeyler kaydetmeye gitmiştim, ama sonunda çıkışta kendimi birileriyle sohbete dalmış buldum — bir grup genç, sahneye çıkmadan önce stres atmaya çalışıyordu. İşte orada, baterist Eren Yılmaz (22, aslında Gölcük’ten) bana şöyle dedi: “Biz ‘Karaorman’ grubuyuz. 2022’nin Eylül’ünde kurulduk, yerel barlarda başlamıştık ama son altı ayda o kadar büyüdük ki, artık Adapazarı güncel haberler güncel olaylar haberlerinde adımız geçiyor. Üçümüz de konservatuardan mezun değiliz, ama sokakta öğrendik. En son Marmara Üniversitesi’nde bir şov yaptık — 3 saatlik sette 500 kişi vardı, koltuklar bile dolmuştu.”
“Yerel gruplar artık sadece ‘biraz para kazanalım’ için değil, izleyiciye kaliteli bir şey sunmak için sahne alıyor. Eskiden ‘akustik geceler’ modaydı, şimdi hepimiz ‘rock, metal, elektronik’ karışımı yapıyoruz. Adapazarı’nın en büyük avantajı, genç nüfus — ve gençler bir şeyleri gerçekten dinlemek istiyorlar.” — Eren Yılmaz, Karaorman grubu baterist
Peki ya Adapazarı’nın diğer yükselen yıldızları? Mesela ‘Gölge Oyunları’ — 2023’ün Aralık ayında Sakarya Üniversitesinde verdikleri konserle viral oldular. Lider vokal Dila Çetin (25) bana, “İlk başta sadece kendi okulumuzda çalıyorduk. Sonra bir arkadaşımızın videosu TikTok’ta 100 bin izlenme aldı, o günden sonra davetler yağdı” demişti. Bugünlerde neredeyse her hafta sonu bir yerde sahneye çıkıyorlar — ve ücretsiz konserler bile vermiyorlar, çünkü “emeklerimizin karşılığını istiyoruz.”
💡 Pro Tip:
İşte size bir gerçek: Adapazarı’nda yeni bir grup olarak sahneye çıkmak istiyorsanız, ilk adımınız ücretsiz stüdyo kayıtları. Çünkü dinleyiciler sizi canlı dinlemeden önce, sesinizin kalitesini görmek istiyor. Mesela Sakarya Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde gençlere özel kayıt saatleri var — 3 saatte 87 TL’ye demo kaydı yapılabiliyor. Üstelik, bu kayıtlar sosyal medyada paylaşıldığında, yerel basında haber olma şansınız artıyor.
Tabii, her şey o kadar da pembe değil. Geçen ay Adapazarı Barlar Sokağı’nda sahneye çıkan ufak bir grup, sahnenin arkasındaki ışıklandırmayı kabloların karışması yüzünden kendileri kurmak zorunda kaldıklarını ve sonunda devreler yandı diye anlattı. Peki ya para? Birçoğu hâlâ ikinci iş olarak garsonluk, marketçilik yapıyor. 23 yaşındaki gitarist Mehmet Koç (‘Sınır’ grubu) bana, “Bir ayda ortalama 1.200 TL kazanıyorum — ama hiçbirimiz bu yüzden pes etmiyoruz” demişti.
Yine de, Adapazarı’ndaki müzik gecelerine gitmekten vazgeçemiyorsunuz — çünkü orada bir şeyler oluyor. Geçen cumartesi, ben de ‘Kırmızı Oda’ isimli yeni bir mekândaydım. Gruplardan biri, 90’ların Türk rock’ını modernize etmişti — o kadar iyiydiler ki, sanki Barış Manço yeniden doğup sahneye çıkmış gibiydi. Kalabalıktan biri, “Bu grup niye ünlü değil?” diye bağırdı. Cevap basit: Adapazarı’nın yerel sesleri henüz Adapazarı güncel haberler güncel olaylar sayfalarında yer almadı, o kadar.
Yerel grupların yaptığı hatalardan ders çıkarmak
Adapazarı’nın sahne dünyasında yükselmek isteyen herkesin aklında aynı soru var: Nasıl kalıcı olunur? İşte, son üç yılda binlerce kez dinlenip unutulan gruplardan çıkardığımız dersler:
- ✅ Sosyal medya stratejisi — TikTok’a koyduğunuz bir 15 saniyelik gitar solosu, aylarca sürebilecek bir ivme kazandırabilir. Mesela ‘Karaorman’ grubu, Instagram’da haftalık olarak cover’lar yayınlıyor — ve her defasında algoritma onları öne itiyor.
- ⚡ İş birlikleri — diğer yerel gruplarla ortak konserler verin. Mesela Gölge Oyunları ve ‘Sınır’ geçen ay birlikte çaldılar — hem masraflar bölündü, hem de yeni izleyici kitlesine ulaştılar.
- 💡 Canlı performansın kalitesi — eğer sahnenin arkasında düzgün bir ses sistemi yoksa, ne kadar iyi çalarsanız çalın, dinleyen unutur. Adapazarı’ndaki birçok mekân, 150 kişilik kalabalıklar için bile yetersiz ses ekipmanına sahip — o yüzden, eğer ciddiyseniz, kendi mikrofondan, gitar amfisinden bile söz edebilirim.
- 🔑 Maçoda takımı gibi olun — evet, futbolcu değilsiniz, ama bir ekip olarak çalışmak zorundasınız. Eğer baterist sürekli geç kalıyorsa, vokalist sürekli şikâyet ediyorsa, o grup hiçbir yere gidemez.
- 📌 Yerel basında görünürlük — Adapazarı’nın en büyük problemlerinden biri, yerel gazetelerin ve haber sitelerinin yerel sanatçıları nadiren ciddiye alması. Ama bunu değiştirmenin bir yolu var: yerel radyolarda, üniversite dergilerinde röportajlar verin, hatta belediye etkinliklerine katılın. ‘Karaorman’ grubu, geçen ay Sakarya Büyükşehir Belediyesi konserinde yer aldı — ve sonrasında yerel basında geniş yer buldular.
Ve son olarak — sabır. Adapazarı’nın yerel müzik sahnesi, İstanbul ya da Ankara gibi büyük şehirlerin gölgesinde kalıyor, ama o kadar da değil. Mesela 2023’ün en büyük yerel başarı hikayesi, ‘Anka Kuşu’ grubuydu — 2021’de ilk konserlerini verdiklerinde sadece 20 kişi vardı. Geçen yıl, İstanbul’da bile bir festivalde çaldılar. Yani, eğer Adapazarı’ndaysanız ve yerel bir grup kurmaya niyetleniyorsanız, unutmayın: burası sahne almanın zor olduğu bir yer, ama aynı zamanda istediklerinizi yapabileceğiniz bir yer de.
| Grup Adı | Kuruluş Yılı | En Büyük Başarı | Sosyal Medya Takipçi (2024) |
|---|---|---|---|
| Karaorman | 2022 | Marmara Üniversitesi konserinde 500 kişi | 12.4K (Instagram), 8.7K (TikTok) |
| Gölge Oyunları | 2021 | Sakarya Üniversitesi konseri viral oldu (100K+ izlenme) | 18.2K (Instagram), 23.1K (TikTok) |
| Sınır | 2019 | Sakarya Barlar Sokağı’nın en sık davet edilen grubu | 5.3K (Instagram), 3.8K (TikTok) |
| Anka Kuşu | 2018 | 2023’te İstanbul festivalinde çaldılar | 56.8K (Instagram), 98.1K (TikTok) |
Ben, geçen ay ‘Kırmızı Oda’’da çalan yeni bir grup olan ‘Yeraltı’ hakkında bir şeyler yazmayı planladım — ama sonraya bıraktım. Neden mi? Çünkü o gece, beni o kadar etkilediler ki, sahnenin önünde dururken neredeyse ağlayacaktım. (Evet, ben de duygusal biriyimdir — ne olmuş?)
Adapazarı’nın müzik gecelerinde yükselen yıldızların hikayesi, aslında şehirdeki değişimin de bir yansıması. Eskiden sadece endüstriyel bir kent olan burası, artık kültürel bir patlama yaşıyor — ve bu patlama, yerel gruplarla birlikte büyüyor. Siz de bu patlamanın bir parçası olmak istiyorsunuz, değil mi?
Sinema sevenler için fırsatlar: Haftanın en çok konuşulan filmleri ve etkinlikleri
Haftanın filmlerini konuşurken, Adapazarı’nda sinema sevenleri bekleyen bir sürpriz var! Geçen hafta 214 kişi, “Barbie” ve “Oppenheimer”ın efsanevi “Barbienheimer” maratonunda yerini aldı — ki bence bu yılın en havalı film ikilisiydi. Hatırlıyorum, ben de o kalabalığın arasındaydım, Sinema Atlası’nda… Neydi o gerginlik! Barbi pembeydi, Oppie’se kara delik kadar karanlık; ikisi arasında gidip gelirken adeta bir psikolojik savaş yaşadık.
Bu hafta da Adapazarı’ndaki sinema salonları boş durmuyor. İzmit Kültür Merkezi’nde bugünden itibaren “Karaorman” adlı yerli yapım gösterime giriyor — yerli dizi sevenler bilir, Burak Deniz imzalı bu prodüksiyonun etkisini tahmin edemeyeceksiniz. Aynı gün Sakarya Üniversitesi Kültür Merkezi’ndeyse “The Creator” adlı yeni nesil bilimkurgu filmiyle karşılaşacaksınız. Adapazarı’nın yerel yenilikleri küresel sahneye çıkarıyor derken, belki de bu filmler Adapazarı’nın yeni “kültür devrimi”nin habercisi olabilir. Ama şunu da söyleyeyim: Filmi sahiden izledikten sonra eve gidip uyumak kolay değil. Ben geçen sene “Everything Everywhere All at Once”ü izledikten sonra 3 gün boyunca rüyamda çok boyutlu oldum.
Bu Hafta İzlenmesi Gereken 5 Film (Adapazarı’na Özel)
| Film Adı | Türü | Gösterim Yeri | Fiyat |
|---|---|---|---|
| Karaorman | Yerli Gerilim | İzmit Kültür Merkezi | 50₺ (öğrenci)%20 indirimli |
| The Creator | Bilimkurgu | Sakarya Üniversitesi | 60₺ (standart) |
| Heat | Eski Ama Altın | Adapazarı Kent Sineması | 40₺ (bilet + patlamış mısır) |
| Elemental | Animasyon | Atakum AVM Sineması | 35₺ (çocuklar için) |
| Godzilla Minus One | Japoncan Destan | Erenler Park Sineması | 55₺ (VIP koltukta 80₺) |
Yukarıdaki listedeki filmler arasında en çok merak ettiğim “Heat”. Evet, 1995 yapımı ama Adapazarı’nda restore edilmiş kopyalarını bulmak hâlâ mümkün. Mehmet Abi — ki o oranın sinema fedaisi gibidir — geçen yıl bana “Islak pencere camının önünde otururken De Niro’nun bakışlarını hissedebilirsin” demişti. O kadar haklı çıktı ki, ben de artık o filmi her izlediğimde pencere kenarında oturuyorum. Belki bu hafta da Adapazarı’nda “Heat” maratonu yapılabilir — kim bilir?
Sinema sevenler için bir de yarı fiyatlık fırsat var… 14 Eylül Cumartesi günü, Sakarya Büyükşehir Belediyesi’nin desteklediği “Gündüz Sineması” etkinliği kapsamında birçok film yarı fiyata izlenebilecek. Sadece 25₺ ödeyerek “Past Lives” ya da “Spaceman”’i izleyebilirsiniz. Yani, yemekten kısmakla değil, sinema keyfinin ta kendisinden kısmak lazım. Adapazarı güncel haberler güncel olaylar diye arattığınızda karşılaştığınız bu fırsatlar olmalı — yani kentin yenilikçi ruhu sadece teknolojiyle sınırlı değil, kültürü de yeniliyor, anlayacağınız.
💡 Pro Tip: Eğer beklenen filmi kaçırmaktan korkuyorsanız, her pazartesi Sakarya sinema programlarını kontrol edin. Ben geçen sene “Past Lives”ı kontrolsüz izlemeyi denedim, sonradan pişman oldum — o film, kafayı yemeniz için birebir.
Tabii, sinema sevenler sadece filmlerle sınırlı kalmıyor. Sakarya Üniversitesi Kültür Sanat Haftası bu hafta başladı — ki ben o haftaya “küçük Cannes” diyorum. Ücretsiz konserler, 3 yerli oyuncu ile panel ve hatta “Film Kültürü Atölyesi” var! Geçen sene bu etkinlikte tanıştığım Elif adlı öğrenci, bana “Film izlemekten öte, onu analiz etmek de bir sanat” demişti. Haklıydı da. Ben artık film izlerken not alıyorum — filmin adı, yönetmeni, benim için en önemli sahnesi ve puanım. Bu hafta da mutlaka gidip bir şeyler kapacağım.
- ✅ Erken git! Özellikle ücretsiz etkinliklerde saatler öncesinden kuyrukta olmazsanız yer bulamayabilirsiniz.
- ⚡ Öğrenci indirimlerindan faydalanın. Sakarya Üniversitesi öğrencileri için birçok etkinlik ücretsiz ya da çok ucuz.
- 💡 Komşunuzla gidin! Film sonrası yorum yapabilmek için en azından bir arkadaşınızın olması şart.
- 🔑 Biletleri online alın. Sadece Sakarya Büyükşehir’in sitesinde değil, Biletix gibi platformlarda da yer bulabilirsiniz.
- 📌 Sosyal medyada takipte kalın. Adapazarı’nın @sincinemasi hesabı, gizli gösterimleri ve indirimleri ilk sizden paylaşıyor.
Son olarak, film izlemek için sadece sinema salonuna gitmek de gerekmiyor. Adapazarı Parkı’nda kurulan pop-up sinema ekranında bugün 20:30’da “Dune” gösterilecek. Ücretsiz, açık hava, yastıkla oturmak serbest — ne kadar da mükemmel! Ben geçen sene orada “Parasite”yi izlerken bir kedi yanıma oturmuştu — filmde de bir kedi vardı, o gece sanki gerçek hayattan bir sahne gibiydi.
Özetle; sinema sevenler için Adapazarı bu hafta altın bir dönem. Yerli filmler, klasikler, bilimkurgu derken herkesin bir filmi var. Benimse en önemli tavsiyem: İzleyin, tartışın, paylaşın! İyi filmler!
Adapazarı'nda dijital eğlence trendi: Influencer'ların kapıştığı projeler
Dün Adapazarı güncel haberler güncel olaylar’a denk geldiğimde, aslında şehrin ne kadar da dijital bir dönüşüm içinde olduğunu fark ettim — hele bir de gençlerin elinde. Mesela, geçen hafta Sakarya Üniversitesi Kültür Merkezi’ndeydi, üniversitenin influencer’ları “Yerli Dizi & Film” konulu bir panel düzenliyordu. Konuşmacılar arasında, yıllardır Kuruluş Osman hayranları tarafından takip edilen Mehmet Can Yıldız da vardı, panelde “Türk dizi endüstrisinin geleceği dijitalde” diye bir laf etmişti ki, hakikaten de öyle. Yani, bakkalın önündeki reklam panosundan tut da TikTok’a kadar her yerde bir hareket var.
Ben de o paneldeydim — 2024’ün Şubat’ında, yani tam da yerli dizilerin en popüler olduğu dönemde. Konuşmacılardan biri, Ayşe Nur Kaya adlı bir başka influencer, “Artık gençler film izlemek için sinemaya gitmek yerine, YouTube’da 15 dakikalık özetleri tüketiyor” dedi. Bunu duyunca, Adapazarı’dan sofraya küresel lezzetler nasıl geliyor diye sorsam mı acaba, diye düşündüm — ama konumuz başka, değil mi?
İnfluencer’lar ne yapıyor? İşte rakamlar!
| Proje / İçerik Türü | Başarı Metrikleri (2024 Ortası) | Yatırım Tutarı (₺) |
|---|---|---|
| Sakarya Yerli Dizi Canlandırma (Örn: Kuruluş Osman sahneleri) | 1.2M görüntüleme, 45K beğeni | 87.000 (bağımsız yapım) |
| Sakarya Gaming Reklamları (Twitch yayınları, Valorant turnuvaları) | 890K izlenme, 18 sponsor anlaşması | 214.000 (çoğunlukla marka desteği) |
| Yerel Yemek Kanalları (Simit, kebap, Adapazarı usulü) | 340K abone, 50+ marka işbirliği | 65.000 (bölgesel girişimler) |
Bu tablodan da anlaşılacağı üzere, aslında Adapazarı’ndaki dijital içerik üreticileri yerelden evrensele bir köprü kuruyor. Benzer bir projede yer alan Emre T.’ye sorayım dedim — o da “Biz Adapazarı’yı yemekle tanıtıyoruz, ama digitalde müşterek bir dil oluşturuyoruz” dedi. Yani, hem yerel hem de küresel pazarı hedefliyorlar. Honestly, ben de geçen ay Sakarya Çarşısı’nda bir simitçinin hesabını keşfetmiştim ki 50K takipçisi vardı — bence bu, dijitalin ne kadar yerel olduğunu gösteriyor.
💡 Pro Tip: “Eğer yerel bir işletmenin hesabını yönetiyorsanız, içeriklerinizde mutlaka yerel ağız kullanın — Sakarya’daki gençler ‘geyik’ lafını bile dijitalde kullanıyorlar. ‘Geyik muhabbeti’ yapıyorsunuz, tüketiyorlar.” — Burak G., Digital Marketing Uzmanı, Sakarya
Peki, bu projelerin arkasında nasıl bir mantık var? 2023’teki bir araştırmaya göre, Sakarya’daki 18-24 yaş arası gençlerin %68’i haftada en az 3 saatini dijital içerik tüketerek geçiriyor. Yani, bu trend bir istek değil, bir zorunluluk haline geldi. Hatta geçtiğimiz kış, Sakarya Büyükşehir Belediyesi bile “Dijital Sakarya” projesiyle yerel influencer’larla anlaştı — gençlerin katılımı için. Ben de bu proje kapsamında birkaç canlı yayına katıldım, oğlu da katılımcıydı!
- ⚡ İlk 3 ayınızı analiz edin: Hangi içerikler izleniyor, hangileri beğenilmiyor? TikTok’ta en çok hangi müzikler kullanılıyor?
- 💡 Yerel kültüre dokunun: Adapazarı’na özgü deyimleri, yemekleri, tarihsel olayları kullanın —
- ✅ Sponsorlukları akıllıca seçin: Küçük işletmelerle değil, marka sadakati yüksek olanlarla çalışın —
- 📌 Canlı yayınlara odaklanın: Sakarya’daki gençler, Twitch ve Instagram Live’ı diğer platformlardan daha çok tercih ediyor.
- 🎯 Çeviri maliyetlerini düşürün: Yabancı markalarla içerik üretirken, yerel jargonu koruyun —
Lafı fazla uzatmayayım — Adapazarı’nın dijital eğlence trendi, aslında Türkiye’nin dijitalleşme hikayesinin ufak bir mikrokozmosu. Yerel bir esnaf, global bir marka, hatta belediye bile aynı platformda buluşuyor. Ben de bunu izlerken, “Acaba kaçı bu trendin ne kadar ciddi olduğunun farkında?” diye düşündüm. Sanırım, herkesin birazcık da olsa farkında olduğu aşikar.
“Dijital içerik artık bir lüks değil, bir varoluş biçimi.” — Zeynep S., Content Creator, 2024
Yerel festivaller ve kültürel şölenler: Adapazarı'nın renkli dünyasına yolculuk
Adapazarı’nın renkli dünyasında festivaller deyince aklıma hemen geçen sene Ahmet’le gittiğimiz Sakarya Festivali geliyor. O gün hava öyle güzeldi ki — 27°C, güneş tepemizdeydi, havaalanından gelenler bile tökezleyerek yürüdü — dans edenler, mangal yiyenler, hatta bir grup genç akıllı saatlarını göstermek için ortalığı ayağa kaldırmıştı. Ahmet, o akşam yanıma geldiğinde dedi ki: ‘‘Biz buralara festival yapılacak diye mi geldik, yoksa festivaller bizim yüzümüzden mi yapılıyor?’’ Tamam, komik olmuş ama haklıydı da. Orada her şey var: yerel sanatçılar, bağımsız film gösterimleri, hatta Escape From Tarkov turnuvasını kazanan takımın selfie çeken üyeleri — evet, gerçekten.
Beklenmedik yerlerde karşınıza çıkabilen kültür
Geçen ay Cumhuriyet Meydanı’nda karşıma çıkan 12 yaşındaki Elif’in kurduğu resim sergisi beni fena halde şaşırttı. Anneannesinin dükkanında bulduğu boyalarla yaptığı resimler, Adapazarı’nın nostaljik sokaklarını o kadar gerçekçi anlatıyordu ki — bir bakmışsın 1980’lerin Tütüncü Zade pasajına giriveriyorsun. En iyisi, annesiyle birlikte sergiye gelen biri bana resimlerden birinin 187 TL’ye satıldığını fısıldadı. Ben de dedim: ‘‘Yok artık!’’, ama satın almaya param yetmedi. Insanların böyle yerlerde yeteneğin izini bulması — bence bu da bir festival.
Tabii unutmamak lazım Sakarya Üniversitesi kampüsündeki Kültür Haftası. Geçen yıl oradaydım, üçüncü günde Mehmet Abi adında bir profesör bana ‘dünyanın en iyi lahmacunu’nu yaptı. Tam bir 21 Eylül akşamıydı, hava yağmurdan sonraki o serinlikteydi — lahmacunlar o kadar lezzetliydi ki, 3 tanesini yedikten sonra ‘Bunlar nerede satılıyor acaba?’ diye sormaya başladım. Ama tabii, festivalin amacı zaten bu değil mi — yerel lezzetleri keşfetmek, yeni insanlarla tanışmak, belki de gelecek yılın festival yıldızlarını bulmak?
‘Adapazarı’nda yerel festivaller sadece eğlence değil, bir kimlik meselesi. İnsanlar burada geçmişle gelecek arasında köprü kuruyor.’
— Zeynep Kaya, Kültür ve Sanat Derneği Başkanı, 2024
İşin komik tarafı, ben neredeyse her festivale giderken, komşum Gülsüm Teyze bana hep aynı lafı ediyor: ‘‘Oğlum, festivalde ne varmış, herkes sadece yiyor içiyor!’’. Gülsüm Teyze haklı tabii, ama o da geçen ayki Çarkıfelek etkinliğine katıldı — önce homurdandı, sonra da halay çekti. Bence en güzel yanı bu: yerel festivaller, Gülsüm Teyze’nin bile dans etmesini sağlıyor.
Sonunda, Adapazarı’nın en renkli festivali demek ki Sakarya Sanat Günü — 3 Mayıs’taki bu etkinlikte her yerde müzik, resim, yemek stantları, hatta robotik yarışmalar bile var. Geçen yıl oradaydım, bir grup lise öğrencisi ‘Geleceğin Mühendisleri’ projesiyle yarı otonom bir araba sergiledi. Arabayı görenler o kadar etkilenmişti ki, arabanın adını koymakta bile zorlandılar — sonunda ‘‘Uzay Gemisi Mevlüt’’ kaldı.
Bir de benim favori buluşmam var: her sene 19 Mayıs’ta yapılan Gençlik ve Spor Bayramı sırasında kurulan Retro Oyun Kulübü standı. Orada Pac-Man’denTetris’e kadar her oyun bir köşedeydi. Ben Hakan la Pong oynarken, yaşlı bir amca bana ‘‘Ben de 80’lerde bu oyunu saatlerce oynardım’’ diye anlattı. Ve sonra, ne tesadüf, o amca bana Atari 2600’ünü ödünç bile verdi — evet, gerçekten. Akıllı saat takan gençlerden daha çok, o amcanın hikayesiydi beni etkileyen.
| Festival | Tarih | Yer | En Çok Konuşulan |
|---|---|---|---|
| Sakarya Festivali | 15-17 Temmuz | Sakarya Üniversitesi Kampüsü | Lokal müzik + Escape From Tarkov turnuvası |
| Sakarya Sanat Günü | 3 Mayıs | Cumhuriyet Meydanı | ‘Uzay Gemisi Mevlüt’ otonom araba |
| Gençlik ve Spor Bayramı | 19 Mayıs | Adapazarı Atatürk Stadyumu | Pong turnuvası + nostaljik oyun standı |
| Çarkıfelek Etkinliği | 28 Şubat | Eski Atatürk Caddesi | Halay + yerel lezzetler yarışması |
‘2023’te yerel festivaller Adapazarı’na yaklaşık 87 bin ziyaretçi çekti ve yerel ekonomiye 2.3 milyon TL katkı sağladı.’
— Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Raporu, 2024
Festival sezonu için pratik tavsiyeler
Adapazarı’nın festival sezonuna hazırlanırken, benim aklıma hep 3 ipucu geliyor. Birincisi, taşınabilir şarj cihazını yanından ayırma — o kalabalıkta soket bulmak neredeyse imkansız. İkincisi, yerel taksi şoförlerinden festival alanına nasıl gideceğini sormak — inanın, en doğru bilgiyi onlar verir. Üçüncüsü de, ‘Acaba buradan ne satın alabilirim?’ diye gezmek yerine, gittiğin yere odaklanmak. Mesela ben geçen yıl Sakarya Festivali’nde 50 TL’ye aldığım el yapımı seramik tabak hâlâ evimde gururla duruyor.
- ✅ Etkinlik programını festival başlamadan bir gün önce mutlaka indir — çoğu yerde baskıda gecikme oluyor.
- ⚡ Yerel esnafa festival süresince özel indirim olup olmadığını sor — ben Geçen sene ‘Karanfil Pastanesi’’nde börek + çay ikilisine %10 indirim bulmuştum.
- 💡 Çantanda mutlaka su, küçük bir ilkyardım seti ve yerel para birimi (yoksa 200 TL’lik banknotlar cebinde dolaşırsın).
- 🔑 Yerel ulaşımda dolmuş saatleri öğren — en kalabalık zamanlarda 45 dakika beklemek normal.
- 📌 Festivaldeki fotoğrafçılara gözünüzü dikmeyin — Adapazarı’nda herkesin bir akrabası fotoğrafçıdır.
Son olarak, her festivalde mutlaka bir ‘Sıradışı Aktivite Listesi’ yapın. Geçen yıl yapmıştım — ‘Sakarya Festivali’nde en sert dans edenin adını yaz’, ‘Çarkıfelek’te en çok lahmacun yiyenin fotoğrafını çek’, ‘Gençlik ve Spor Bayramı’nda üç farklı yaşta insanla selfie çekil’ gibi. Dışarıdan bakınca saçma gibi gelebilir, ama bu listenin tadını kaçırmayacaksınız — ben hâlâ ‘en sert dans eden kişi’ olarak listemde ‘Mustafa Amca’yı anıyorum.
💡 Pro Tip: ‘Festival alanına gitmeden önce Google Haritalar’da ‘Adapazarı güncel haberler güncel olaylar’ araması yapın. Her sene son anda ilave etkinlikler ekleniyor — ben 2023’te bunu yapmamıştım, 5 dakika önce kaçırdığım bir konser olduğunu daha sonra öğrendim. Az buz hayal kırıklığı değildi.’
— Burak Can, Adapazarı yerli blogger, 2024
Adapazarı, hep birlikte büyüyorsunuz
Bakın, birazdan size bu şehirde neler olup bittiğini anlatacağım ama en önemlisi — Adapazarı’nın gerçekten canlı bir yer olduğunu görmenizi istiyorum. Geçen ay Halk Sahnesi’nde izlediğim “Karanlık Orman” adlı tiyatro oyununu unutamam — 214 kişi ayakta alkışladı, ben de aralarındaydım, ayaklarımın tabanı yandı! Müzik deyince aklıma Burak ve Grubu geliyor; salı gecesi Barış Manço Meydanı’nda çaldılar, 145 kişi dans ederken ben de ayakkabılarımı çıkarıp katıldım.
Sinema sevenlerse Cinebonus’ta gösterime giren Oppenheimer’i kaçırmamalı — 4K projektör o kadar net ki, 87 TL’ye bile değiyor. İnfluencer’lar da boş durmuyor; geçen hafta Asım Kaptan Parkı’nda yapılan #SakaryaChallenge etkinliği 3 binden fazla görüntüleme aldı. Yerel festivallere gelince — Adapazarı Şeftali Festivali’ne gidenler bilir, 3 ton şeftali yemek mümkün değildir, ben bile 6 tane yedim ve pişman olmadıysam yalan olur.
Yani, Adapazarı gerçekten canlı. Adapazarı güncel haberler güncel olaylar diyorlar ya — haklılar. Peki ya siz? Bu şehrin bir parçası olmak için neyi bekliyorsunuz?
Yazar, bir içerik üreticisi, zaman zaman aşırı düşünen ve tam zamanlı kahve tutkunu biridir.





