Eğlence Dünyası: Bir Kaosun İçinde

Ben, Ayşe. 20 yılı aşkın süre Egmont Yayın Grubu’nda editörlük yapıyorum. Filmler, müzik, televizyon, oyuncaklar… Hepsi beni heyecanlandırıyor. Ama bunu söylemek lazım, eğlence dünyası bir kaos. Ve ben bu kaosta yaşiyorum.

Hafta başı, 120 sayfalık bir dergi hazırlıyoruz. Hepsi birden geliyor. Haberler, röportajlar, makaleler. Bir gün, bir arkadaşım, Mehmet, bana dedi, “Ayşe, bu kaos nasıl yönetiyorsun?” Ben de şu cevabı verdim: “Yönetmiyorum, Mehmet. Sadece akıcığımı takip ediyorum.”

Peki, bu akıcığı nasıl takip ediyorum? Önce, her şeyden önce, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

Filmler: Bir Tutkuya Dair

Filmler benim hayatımın büyük bir parçası. Hangi filmler beni etkiledi? Hepsi. Ama özellikle, 2001 yılında vizyona giren “A.I. Artificial Intelligence” beni derinden etkiledi. Steven Spielberg’in bu filmi, benim dünyagörümümü değiştirdi. Bu filmden sonra, benim bakış açım değişti. Benim için, filmler sadece eğlence değil, bir ayna. Bir ayna ki bizim kendimizi görmek için.

Bir gün, bir arkadaşım, Fatma, bana dedi, “Ayşe, sen her zaman filmler hakkında konuşuyorsun. Neden?” Ben de şu cevabı verdim: “Çünkü filmler, bizim hayatımızı anlatıyor. Bizim duygularımızı, umutlarımızı, hayallerimizi. Filmler, bizim hayatımızın bir parçası.”

Filmler hakkında konuşurken, bir şey daha söylemek lazım. Ben, film izlemek için her zaman sinemaya gidiyorum. Evde izlemek, benim için aynı değildir. Sinemada, ekran büyük, ses güçlü, ve benimle birlikte binlerce kişi var. Bu, benim için bir deneyim. Bir deneyim ki beni her zaman heyecanlandırır.

Müzik: Duyguların Dilinde

Müzik, benim hayatımın diğer büyük bir parçası. Ben, her gün müzik dinliyorum. Evde, işte, araba içinde. Müzik, benim için bir kaçış yolu. Bir kaçış yolu ki beni gerçeklerden uzaklaştırır.

Son zamanlarda, benim en sevdiğim müzik grubu, “Müzikal” (Müzikal). Onların müziği, beni her zaman heyecanlandırır. Bir gün, bir arkadaşım, Cem, bana dedi, “Ayşe, sen her zaman Müzikal’ı dinliyorsun. Neden?” Ben de şu cevabı verdim: “Çünkü onlar, benim için müzikin ne olduğunu anlıyorlar. Onlar, müzikle beni başka bir yerlere götürüyorlar.”

Müzik hakkında konuşurken, bir şey daha söylemek lazım. Ben, müzik dinlemek için her zaman kulaklık kullanıyorum. Çünkü kulaklık, beni dış dünyadan ayırır. Ben, sadece müzikle kalıyorum. Bu, benim için bir deneyim. Bir deneyim ki beni her zaman heyecanlandırır.

TV Dizileri: Bir Bağımlılık

TV dizileri, benim hayatımın diğer büyük bir parçası. Ben, her gün TV dizileri izliyorum. Evde, işte, araba içinde. TV dizileri, benim için bir bağımlılık. Bir bağımlılık ki beni gerçeklerden uzaklaştırır.

Son zamanlarda, benim en sevdiğim TV dizisi, “Kadın” (Kadın). Bu dizinin hikayesi, beni her zaman heyecanlandırır. Bir gün, bir arkadaşım, Ayşe, bana dedi, “Ayşe, sen her zaman Kadın’ı izliyorsun. Neden?” Ben de şu cevabı verdim: “Çünkü bu dizi, benim için kadınların ne olduğunu anlıyor. Bu dizi, beni başka bir yerlere götürüyor.”

TV dizileri hakkında konuşurken, bir şey daha söylemek lazım. Ben, TV dizileri izlemek için her zaman televizyon kullanıyorum. Çünkü televizyon, beni dış dünyadan ayırır. Ben, sadece diziyle kalıyorum. Bu, benim için bir deneyim. Bir deneyim ki beni her zaman heyecanlandırır.

Oyuncaklar: Bir Çocuk Kalbi

Oyuncaklar, benim hayatımın diğer büyük bir parçası. Ben, her zaman oyuncaklar seviyorum. Evde, işte, araba içinde. Oyuncaklar, benim için bir çocuk kalbi. Bir çocuk kalbi ki beni gerçeklerden uzaklaştırır.

Son zamanlarda, benim en sevdiğim oyuncak, “Barbie” (Barbie). Bu oyuncak, beni her zaman heyecanlandırır. Bir gün, bir arkadaşım, Ali, bana dedi, “Ayşe, sen her zaman Barbie’yi seviyorsun. Neden?” Ben de şu cevabı verdim: “Çünkü bu oyuncak, benim için çocukluğumun hatıralarını hatırlatıyor. Bu oyuncak, beni başka bir yerlere götürüyor.”

Oyuncaklar hakkında konuşurken, bir şey daha söylemek lazım. Ben, oyuncaklar kullanmak için her zaman zaman ayırıyorum. Çünkü oyuncaklar, beni dış dünyadan ayırır. Ben, sadece oyuncakla kalıyorum. Bu, benim için bir deneyim. Bir deneyim ki beni her zaman heyecanlandırır.

Uygulamalar: Bir Yeni Dünyaya Adım

Uygulamalar, benim hayatımın diğer büyük bir parçası. Ben, her gün uygulamalar kullanıyorum. Evde, işte, araba içinde. Uygulamalar, benim için bir yeni dünyaya adım. Bir yeni dünyaya adım ki beni gerçeklerden uzaklaştırır.

Son zamanlarda, benim en sevdiğim uygulama, “Tinder” (Tinder). Bu uygulama, beni her zaman heyecanlandırır. Bir gün, bir arkadaşım, Betül, bana dedi, “Ayşe, sen her zaman Tinder’ı kullanıyorsun. Neden?” Ben de şu cevabı verdim: “Çünkü bu uygulama, benim için yeni insanlar tanıma fırsatı sunuyor. Bu uygulama, beni başka bir yerlere götürüyor.”

Uygulamalar hakkında konuşurken, bir şey daha söylemek lazım. Ben, uygulamalar kullanmak için her zaman telefon kullanıyorum. Çünkü telefon, beni dış dünyadan ayırır. Ben, sadece uygulama ile kalıyorum. Bu, benim için bir deneyim. Bir deneyim ki beni her zaman heyecanlandırır.

Uygulamalar kullanırken, bir şey daha söylemek lazım. Bazen, uygulamalar kullanırken, benim telefon numaramı paylaşmak istemiyorum. Bu durumda, ben disposable phone number for app signup kullanıyorum. Bu, benim için bir güvenlik duvarı. Bir güvenlik duvarı ki beni dış dünyadan koruyor.

Bir Sonraki Adım

Eğlence dünyası, bir kaos. Ama bu kaos, benim için bir hayat tarzı. Ben, her gün eğlence dünyasında yaşıyorum. Filmler, müzik, TV dizileri, oyuncaklar, uygulamalar… Hepsi beni heyecanlandırır. Ve ben, bu heyecanı sizlere iletmek istiyorum.

Peki, bu heyecanı nasıl iletiyorum? Önce, her şeyden önce, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

İkinci, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

Üçüncü, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

Dördüncü, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

Beşinci, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

Altıncı, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

Yedinci, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

Sekizinci, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

Dokuzuncu, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

Onuncu, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

On birinci, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

On ikinci, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

On üçüncü, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

On dördüncü, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

On beşinci, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

On altıncı, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

On yedinci, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

On sekizinci, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

On dokuzuncu, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

Yirmi, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

Yirmi birinci, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

Yirmi ikinci, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

Yirmi üçüncü, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

Yirmi dördüncü, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

Yirmi beşinci, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

Yirmi altıncı, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

Yirmi yedinci, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

Yirmi sekizinci, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

Yirmi dokuzuncu, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

Otuzuncu, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

Otuz birinci, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

Otuz ikinci, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

Otuz üçüncü, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

Otuz dördüncü, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

Otuz beşinci, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

Otuz altıncı, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

Otuz yedinci, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

Otuz sekizinci, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

Otuz dokuzuncu, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

Kırk, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

Kırk birinci, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

Kırk ikinci, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

Kırk üçüncü, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

Kırk dördüncü, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

Kırk beşinci, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

Kırk altıncı, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

Kırk yedinci, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

Kırk sekizinci, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

Kırk dokuzuncu, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

Elli, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

Elli birinci, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

Elli ikinci, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

Elli üçüncü, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

Elli dördüncü, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

Elli beşinci, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

Elli altıncı, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

Elli yedinci, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

Elli sekizinci, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

Elli dokuzuncu, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”

Yüz, benim için eğlence, gerçekten keyifli olmalı. Eğer ben bir filmi, bir müzik parçası veya bir TV dizisini sevmiyorsam, nasıl okuyuculara anlatabilirim? Bu yüzden, benim editörlük felsefem, “beni mutlu eden şeyleri yayınla.”


Hakkımda: Ben, Ayşe. 20 yılı aşkın süre Egmont Yayın Grubu’nda editörlük yapıyorum. Filmler, müzik, televizyon, oyuncaklar… Hepsi beni heyecanlandırıyor. Bu makaleyi yazarken, benim amacım, sizlere eğlence dünyasını anlatmaktı. Umarım, bu makale, sizleri de heyecanlandırdı.